yazılı cevapları

| | Yorum ekle | Trackbackler (0)
Tanımlı yazılı cevaplarıı:):)

Dahi çocukların yazılı cevapları

* Yukarıdaki şiirin ölçüsü nedir?
Cevap: Yaklaşık dokuz santimetredir. (Lise 1)

* Kimlere zekat verilmez?
Cevap: Şeytana. (İlkokul 5)

* Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı kaça ayrılır?
Cevap: Üçe. Kara, deniz, hava kuvvetleri. (Orta 3)

* Mondros'u açıklayınız.
Cevap: Mondros kimdir bilmiyor (Orhan/8)

* İneğin midesi kaç bölümdür?
Cevap: İki oda, bir salon, bir mutfak (Ortaokul 1)

* Servet-i Fünun edebiyatı hangi edebi akımlardan etkilenmiştir?
Cevap: Elektrik akımından (Yaşar/Lise 3)

* Üremeyi açıklayınız.
Cevap: Anne ve babanın gece yaptığı işe üreme denir. (Gül şah/Lise 1)

* Canlıların ortak özellikleri nelerdir?
Cevap: Yol, su, camii, mezarlık.

* Orta Asya'dan göçün sebepleri nelerdir?
Cevap: Elektirik kesintisi (Gülümser/6)

* Türkiye'nin geçitlerini yazınız.
Cevap: Altgeçit, Üst geçit, yaya geçidi (Serkan/7)

* Kanuni Fransa'ya neden kapitülasyon tanımıştır?
Cevap: Bir kadına yardım etmek için (Berat/İlkokul)

* Güneydoğu Anadolu bölgesinde petrol nerelerden çıkartılır?
Cevap: Petrol, Raman ve Gazman'dan çıkartılır. (Filiz/Ortaokul 2)

* İzmir'i kim işgal etti?
Cevap: Gazeteci Hasan Tahsin (Barış/Orta3)

* Ailenin reisi kimdir?
Cevap: Anam (Sabri/İlkokul3)

* Koşma nedir?
Cevap: Yürümenin hızlı şekline koşma denir. (Samet/Lise1)

* Canlıların en küçüğüne ne ad verilir?
Cevap: Bebek

* Kasabayı kim yönetir?
Cevap: Şerif ve adamları (Kamil/İlkokul5)

* Mübarek geceler hangileridir, yazınız.
Cevap: Kına, gerdek ve dolunay gecesi (Hatice/İlkokul 5)

hele şükür

| | Yorum ekle | Trackbackler (0)

Avrupa Basketbol Şampiyonası'na herkesi şaşırtarak başlayan Türkiye, grubundaki son maçta Çek Cumhuriyeti'ni yendi ve ikinci aşamaya kaldı. 12 Dev Adam, cumartesi Madrid'de Slovenya karşısında yeni bir başlangıç arayacak.

12 Dev Adam, Avrupa Basketbol Şampiyonası'ndaki üçüncü maçında galibiyetle tanıştı ve altılı gruplara kalmayı başardı. Litvanya ve Almanya hezimetleriyle hayal kırıklığı yaratan Ay-Yıldızlı ekip, Çek Cumhuriyeti'ni yenmesine karşın ümit vermedi. İlk periyodun başı dışında vasatın altında bir performans sergileyen Devler, üçlük atışlarda isabet sağlayamasa (20'de 10) turnuvaya veda da edebilirdi.
İkinci aşama için Madrid'e giden Milli Takım bugünü dinlenerek geçirecek. Milliler, cumartesi Slovenya'yla karşılaşacak. Slovenler, grubunda İtalya'yı, Fransa'yı ve Polonya'yı yenerek üçte üç yaptı. Türkiye, Slovenya'dan sonra Fransa ve İtalya gibi güçlü ekiplerle karşılaşacak.Türkiye'nin bulunduğu C Grubu'nu Almanya'yı 84-80 mağlup eden Litvanya lider tamamladı. Bir ara 21 sayı geriye düşen Almanya, maçı bırakmazken son saniyelerdeki kritik hatalarla kazanan taraf Litvanya oldu.
Turnuvanın ilk bölümünde en büyük sürpriz Sırbistan'ın evine dönmesi oldu. Sırplar, şampiyonaya play-off'lardan katılabilen İsrail'e 87-83 mağlup olunca A Grubu'nu son sırada tamamladı. B Grubu'ndaki maçta ise Portekiz, Letonya'yı 77-67 yenerek otoriteleri şaşırtan bir diğer takım oldu.

şebinkarahisar

| | Yorumlar (144) | Trackbackler (1)
ŞEBİNKARAHİSAR

ŞEBİNKARAHİSAR
Tarihi
Şehrin ilk kuruluş yeri olan İsola (Güneyören) köyüdür. Romalılara kadar bölgenin en önemli yerleşim yeri olan İsola şehri Romalılardan itibaren önemini gittikçe kaybetmeye başlamıştır. Pont krallığını ortadan kaldıran Roma Kumandanlarından Pompesyüs tarafından bugünkü Bayram Köyün bulunduğu yerde kurulan Nikopolis gittikçe büyüyerek bölgenin en önemli yerleşim merkezi olmuştur. M.S. 395 tarihinde Roma İmparatorluğun ikiye ayrılması ile Anadolu Bizans İmparatorluğuna katılmış ve Nikopolis şehrinin adı Mavrakastoron olarak değiştirilmiştir. M.S. VI. Yüzyılın sonlarında Roma İmparatoru Teodos'un son zamanlarında Orta Asya'dan gelen Peçenek ve kuman Türkleri Anadolu'nun içlerine kadar ilerlemiş ve bir müddet Orta Doğu Anadolu'yu ellerine geçirmişlerdir.Türkler zamanında Şebinkarahisar'ın bulunduğu yere Elgün veya Keygun ismi verilmiş bu topraklar yeniden Romalılar eline geçince Keygun kelimesi Kögonya şekline dönüşmüş ve böyle anılmıştır. Anadolu Türklerin eline geçtikten sonra uzun yıllar Şebinkarahisar yeniden Keygune olarak adlandırılmış ,bilahare kalesine istinaden şehrin ismi Karahisar şekline dönüşmüştür. 1473 yılında Fatih Sultan Mehmet Otlukbeli Savaşı'ndan sonra İstanbul'a dönerken Şebinkarahisar'a uğramış ve üç gün kaldığı bu şehre Karahisar-ı Şarki adını vermiştir. 1924 yılına kadar şehrin ismi Karahisar-ı Şarki olarak kalmış ,11 Ekim 1924 tarihinde Şebinkarahisar'a gelen Mustafa Kemal Atatürk bu ziyaretlerinde ilçenin ismini Şebinkarahisar olarak değiştirmiştir. Şebinkarahisar Türk'lerin eline geçtiği 1075 tarihinden 1473 yılına kadar 410 yıllık müddet zarfında beylik şeklinde idare edilmiştir.

Şebinkarahisar Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katıldığı 1478 yılından 1515 yılına kadar Amasya vilayetine bağlı kalmıştır. 1515 yılında Trabzon ,Canik ve Şebinkarahisar Livaları birleştirilerek Erzincan'a bağlanmıştır.1538 yılına kadar Erzincan vilayetine bağlı kalan Şebinkarahisar ,bu tarihte Erzincan'dan alınarak tekrar Amasya vilayetine bağlanmıştır. 1553 tarihine kadar Amasya vilayetine bağlı kalan Şebinkarahisar, 1553 tarihinde Amasya vilayetinden alınarak Erzurum'a bağlanmıştır. 1805 yılına kadar iki buçuk asır Erzurum'a bağlı kalan ilçe ,1865 tarihinde Erzurum'dan alınarak Trabzon'a bağlanmıştır.Aynı tarihte Giresun ,Ordu ve Gölköy'de Şebinkarahisar Sancağına bağlanmıştır.Yeniden yapılan düzenlemede 1865 yılında Şebinkarahisar Trabzon'dan alınarak Amasya ve Tokat Sancağı ile birlikte Sivas'a bağlanmıştır.Şebinkarahisar Vilayet haline getirildiği 1923 yılına kadar Sivas'a bağlı kalmıştır Şebinkarahisar, tarihi içinde pek çok yangın atlatmıştır. 1.Dünya Savaşı yılları sırasında yerli Rum ve Ermenilerin ihanetleri ile isyanlar çıkmış,1915 Ermeni İsyanı ile şehir yıkılıp yakılmıştır.Kurtuluş Savaşının kazanılmasından sonra 1923 yılında livaların il yapılmasına karar verilmiş ,bu karar neticesinde o günlerde liva olan Şebinkarahisar'da il yapılmış ancak 1933 yılında İlçe durumuna getirilerek Giresun iline bağlanmıştır.

Şebinkarahisar Kalesi İlçenin güney ve güneydoğu yönünde Hacıkayası diye isimlendirilen bazalt bir tepe üzerinde yükselir.Üzerine oturduğu toprak zeminden kale 200-450 m. Yüksekliktedir.kalenin batı yönü nispeten çıkışa elverişli ,diğer yönleri uçurumdur.Dış kale iç kalenin batı ve güney bölümünde 21.yy. başlarında kadar yetmiş kadar ev mevcuttu.1915 Ermeni isyanı ve ondan sonraki zamanlarda evler ve cami tamamıyla tahrip edilmiştir.1920’lerden sonra hazine arayıcıları nedeniyle temellerde ortadan kaldırılmıştır. Kule denilen iç kale yüksek duvarlardan ve surlardan oluşmuştur. Burada üç katlı bir saray ve kaya içerisine oyulmuş bir zindan mevcuttur.Dış kaleye giriş tek yol iki kapı ile ,iç kaleye giriş tek kapı ile sağlanmıştır.Dış kalenin hemen her yönünde sarnıçlar yer almıştır.Yapılan incelemeler ve mimari tarzından anlaşıldığı üzere kale Romalılar tarafından yaptırılmıştır.Elde edilen bilgilere göre kale Bizans ile Araplar ve Selçuklular arasındaki savaşlarda daha sonra Anadolu Beyliklerinin kendi aralarındaki savaşlarda yöre halkına sığınak görevi üstlenmiştir.

Şebinkarahisar genel görünüm -2005 Mayıs
Sosyal ve ekonomik yapı
Şehrin ilk kuruluş yeri olan İsola (Güneyören) köyüdür .Romalılara kadar bölgenin en önemli yerleşim yeri olan İsola şehri Romalılardan itibaren önemini gittikçe kaybetmeye başlamıştır.Pont krallığını ortadan kaldıran Roma Kumandanlarından Pompesyüs tarafından bugünkü Bayram Köyün bulunduğu yerde kurulan Nikopolis gittikçe büyüyerek bölgenin en önemli yerleşim merkezi olmuştur.M.S. 395 tarihinde Roma İmparatorluğun ikiye ayrılması ile Anadolu Bizans İmparatorluğuna katılmış ve Nikopolis şehrinin adı Mavrakastoron olarak değiştirilmiştir. M.S. VI. Yüzyılın sonlarında Roma İmparatoru Teodos'un son zamanlarında Orta Asya'dan gelen Peçenek ve kuman Türkleri Anadolu'nun içlerine kadar ilerlemiş ve bir müddet Orta Doğu Anadolu'yu ellerine geçirmişlerdir.Türkler zamanında Şebinkarahisar'ın bulunduğu yere Elgün veya Keygun ismi verilmiş bu topraklar yeniden Romalılar eline geçince Keygun kelimesi Kögonya şekline dönüşmüş ve böyle anılmıştır. Anadolu Türklerin eline geçtikten sonra uzun yıllar Şebinkarahisar yeniden Keygune olarak adlandırılmış, bilahare kalesine istinaden şehrin ismi Karahisar şekline dönüşmüştür.1473 yılında Fatih Sultan Mehmet Otlukbeli Savaşı'ndan sonra İstanbul'a dönerken Şebinkarahisar'a uğramış ve üç gün kaldığı bu şehre Karahisar-ı Şarki adını vermiştir. 1924 yılına kadar şehrin ismi Karahisar-ı Şarki olarak kalmış ,11 Ekim 1924 tarihinde Şebinkarahisar'a gelen Mustafa Kemal Atatürk bu ziyaretlerinde ilçenin ismini Şebinkarahisar olarak değiştirmiştir. Şebinkarahisar Türklerin eline geçtiği 1075 tarihinden 1473 yılına kadar 410 yıllık müddet zarfında beylik şeklinde idare edilmiştir.

Şebinkarahisar Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katıldığı 1478 yılından 1515 yılına kadar Amasya vilayetine bağlı kalmıştır.1515 yılında Trabzon ,Canik ve Şebinkarahisar Livaları birleştirilerek Erzincan'a bağlanmıştır.1538 yılına kadar Erzincan vilayetine bağlı kalan Şebinkarahisar ,bu tarihte Erzincan'dan alınarak tekrar Amasya vilayetine bağlanmıştır.1553 tarihine kadar Amasya vilayetine bağlı kalan Şebinkarahisar, 1553 tarihinde Amasya vilayetinden alınarak Erzurum'a bağlanmıştır.1805 yılına kadar iki buçuk asır Erzurum'a bağlı kalan ilçe ,1865 tarihinde Erzurum'dan alınarak Trabzon'a bağlanmıştır.Aynı tarihte Giresun ,Ordu ve Gölköy'de Şebinkarahisar Sancağına bağlanmıştır.Yeniden yapılan düzenlemede 1865 yılında Şebinkarahisar Trabzon'dan alınarak Amasya ve Tokat Sancağı ile birlikte Sivas'a bağlanmıştır.Şebinkarahisar Vilayet haline getirildiği 1923 yılına kadar Sivas'a bağlı kalmıştır Şebinkarahisar ,tarihi içinde pek çok yangın atlatmıştır. 1.Dünya Savaşı yılları sırasında yerli Rum ve Ermenilerin ihanetleri ile isyanlar çıkmış, 1915 Ermeni İsyanı ile şehir yıkılıp yakılmıştır. Kurtuluş Savaşının kazanılmasından sonra 1923 yılında livaların il yapılmasına karar verilmiş ,bu karar neticesinde o günlerde liva olan Şebinkarahisar'da il yapılmış ancak 1933 yılında İlçe durumuna getirilerek Giresun iline bağlanmıştır.

Şebinkarahisar Kalesi İlçenin güney ve güneydoğu yönünde Hacıkayası diye isimlendirilen bazalt bir tepe üzerinde yükselir. Üzerine oturduğu toprak zeminden kale 200-450 m. Yüksekliktedir.kalenin batı yönü nispeten çıkışa elverişli, diğer yönleri uçurumdur. Dış kale iç kalenin batı ve güney bölümünde 21.yy. başlarında kadar yetmiş kadar ev mevcuttu. 1915 Ermeni isyanı ve ondan sonraki zamanlarda evler ve cami tamamıyla tahrip edilmiştir. 1920’lerden sonra hazine arayıcıları nedeniyle temellerde ortadan kaldırılmıştır. Arazi ve yerleşim yerleri bakımından Kelkit Vadisinin sosyal hayata etki ettiği söylenebilir. Genellikle toplu yerleşimin ve tarım hayatının egemen olduğu Şebinkarahisar ,bağlı olduğu Giresun’a nazaran bu yönüyle farklılaşır. Daha çok İç Anadolu’nun özelliklerine ve sosyal düzenine sahiptir. Komşuluk ilişkilerinin yüksek düzeyde olması, ikili münasebette toplumsal değer ve normların geleneksel değerlerin özel önem taşıması, adli vakaların sayısını azaltmaktadır. İl merkezi ile arasında ulaşım sorunu bulunan Şebinkarahisar, beklenen ekonomik canlılığı kazanamamıştır. İlçenin 41 bin 185 hektar ekilebilir tarım arazisi olmasına rağmen bunun ancak 21 bin hektarını kullanılabilmektedir.

İlçemize 1999 yılında kurulmuş olan Şebinkarahisar Meslek Yüksekokulu aradan geçen 8 yıl zarfında Türkiye'nin en fazla bölüme sahip meslek yüksekokulları arasına girmiş, ilçemiz de 2000 e yakın yüksekokul öğrencisinin olmasıyla birlikte canlılık daha da artmıştır.

İlçe sınırları içinde yer alan Kılıçkaya Barajı balıkçılık ile ekonomik gelişmeye önemli katkıda bulunmaktadır. Yörede diğer bir ekonomik faaliyet ise arıcılıktır. 1988 yılı verilerine göre ilçedeki kovan sayısı 10 bin civarında bulunmaktadır. Bu durum ilçede bal sektörünün oluşmasına sebep olmuştur. İlçede süt fabrikası, 32 kadar şirket ve irili ufaklı 450 kadar esnaf ticari faaliyettedir. Ayrıca eskiden kalma madencilik geleneği devam etmekte olup ,Tutak Dağı civarında Kurşun-Çinko madenleri çıkarılmaktadır. Ekonomik faaliyetleri bakımından bir diğer kaynakta hayvancılıktır. Hayvancılığın önem kazanmasındaki etken yem ihtiyacını karşılayacak arazinin bulunmasının yanında bol otlaklarıyla hayvancılığa müsait olan yaylaların varlığıdır.

Kültür ve Turizm
Oğuz Türkmen boylarından Kınık; Çavdur, Çepni, Kargun ve Solur adlarının anılıp yaşandığı Şebinkarahisar, Türk kültür ve değerlerinin yaşadığı önemli yerlerden birisidir. Avutmuş Mahallesi Beyramşah Camii Selçuklu döneminin varlığını haber verirken, Şebinkarahisar Kalesinin girişinde bulunan Taşhanlar ve hemen karşısında duran Fatih Camii Osmanlıların bu bölgede söz sahibi olduğunu ifade eder. Gerek turizm, gerekse kültürel varoluşların ifadesi olan bu önemli eserler ailesine daha çoklarını katmak mümkündür. Nitekim Şebinkarahisar Kalesi, Tamzara camii, Kadıoğlu Camii, Taş Mescid, Kurşunlu Camii, Topal Mehmet Paşa Hamamı, Avutmuş Hamamı, Tamzara Hamamı, Kurşunlu Çeşmesi, Zeynube Hatun Çeşmesi, Eyvan Çeşme, Müftü Efendi Çeşmesi, Hüseyin Efendi Çeşmesi, Hacı Yakup Çeşmesi, Alay Çeşmesi, Süleymanağa Çeşmesi, Perteviyal Çeşmesi ve Perteviyal Müzesi ile Atatürk Müzesi Sayılabileceklerin en önemlilerindendir. Şebinkarahisar’daki Milli Kültür varlıklarının zenginliği, kültürel yaşamın zenginliğini verir. Bu yerlerde Selçuklu’lardan Osmanlı’ya ve oradan Cumhuriyet Türkiye’sine bir yol izlemek yaşanılan kültürel akış yönünü bize haber vermektedir.

Diğer taraftan geçmişte Türklerin dışında öteki Hıristiyan toplumları da bağrında yaşatan Şebinkarahisar, bu dönemin özelliklerinden de izler taşır. Turizm açısından görülmeye değer Licese Kilisesi, Taşhan Kilisesi, Asarcık Kilisesi ve Meryemana Manastırı gezip görülecek yerlerdendir.

ATATÜRK Müzesi
Atatürk’ün 11 Ekim 1924 yılında Şebinkarahisar’ı ziyaretlerinde bir gece kaldıkları ve Tüfekçizade Mustafa Ertem’e ait ev bilahare restore edilerek müze haline getirilmiştir. Şebinkarahisar’ın geleneksel yapı özelliği taşıyan ev iki katlıdır. Mahalli yapı malzemesi kullanılmıştır. Bina Maliyece istimlak edilmiş ve Karayolları Genel Müdürlüğünce “100. yıl Kutlama “ programı çerçevesinde 3 Milyon Tl. harcanarak restore edilmiştir. 1982 yılı içerisinde yapılan çalışmalar ile 11 Ekim 1982 tarihinde Atatürk’ün ilçeye gelişlerinin 58. yıldönümünde müze olarak ziyarete açılmıştır.

Fatih Camii
Fatih Sultan Mehmet tarafından 29 Ağustos 1473 tarihinde Oltukbeli Savaşını kazandıktan sonra Şebinkarahisar’a gelişlerinde yapılmaya başlanmış ve 5 yılda tamamlanmıştır. Cami iki defa yanmıştır. 1888 yılında Mutasarrıf Rasip Paşa ile Defterdar Mahmut Nedim’in öncülüğü ile bu günkü şekline getirilmiştir.

Fahreddin Behramşah Camii
İlçemizin Avutmuş mahallesinde bulunan cami, Mengücek Hükümdarı Fahreddin Beyramşah adına oğlu Muzafferüddin Mehmet tarafından XII. Yüzyılda inşa ettirilmiştir. Ayrıca bu caminin diğer bir özelliği de Giresun ili sınırları içerisindeki yapım yılı itibariyle en eski camidir.

Taşhanlar
XVII.yüzyılda Şebinkarahisar Sipahi Reisi Taban Ahmet Ağa tarafından yaptırılmıştır. Kale ve orta mahalleye giden yolun sağ ve solunda yer alan ve kagir bedesten yapılan bu binalar 1939 depremine kadar bozulmadan durmakta idi. 1915 tarihinden 1939 tarihine kadar cezaevi olarak kullanılan bedestenler kısmen depremden ve geri kalan taş, demir ve kurşunlarına sebep insanlarca tamamen tahrip edilmiştir.

İstiklal Çeşmesi
Şebinkarahisar eski belediye binasının karşısında yer alan çeşme daha sonra Cumhuriyet meydanına getirilmiştir. Dört taş sütünün taşıdığı ahşap bir monoblok silindir bir taştan oluşmuştur. Çeşme Kurtuluş Savaşının anısına ve Cumhuriyetin kuruluşuna izafeten 1927 yılında Belediye Başkanı Hüsnü Bey tarafından yaptırılmıştır.

İstiklal Çeşmesi
Şaplıca Köyüne bağlı ve İlçe Merkezine 11 km. mesafede Licese Mahallesinde bulunan kilise 1874 yılında inşa edilmiştir.

Meryemana Manastırı
Ortaçağdan kalma manastır, İlçe merkezine 11 km. uzaklıkta ve şehrin doğusunda Kayadibi Köyündedir. Yapı olarak yekpare bir kayanın içerisine oyularak oturtulmuştur. Dört katlıdır ve dördüncü katı kilisedir. İlk üç katta çeşitli hizmetlere elverişli 32 odası vardır.

Coğrafi Durum
Fiziki Özellikleri
Şebinkarahisar, Kuzey Anadolu’nun Doğu Karadeniz Bölgesinde Kelkit Yöresi ile Giresun dağları arasında bulunmaktadır. Doğusunda 1618 Km2 yüzölçümü ve 1400 rakımlı Alucra ilçesi, kuzeyinde 820 Km2 yüzölçümlü ve 50 metre rakımlı Dereli ilçesi, güneyinde 1665 Km2 yüzölçümlü ve 950 metre rakımı ile Suşehri ilçesi ve 968 km2 yüzölçümlü 800 metre rakımlı Koyulhisar ilçeleri vardır. İlçenin yüzölçümü 1378 km2 rakımı ise 1405 mt. 4290 fit'tir. Enlem: 40 18Kuzey Boylam: 038 24Doğu

İklimi
Şebinkarahisar, Doğu Karadeniz Bölgesinde bulunduğu halde, iklim bakımından Orta Anadolu İklim özelliklere benzer nitelikler taşır. Daha çok geçiş iklimi(Karadeniz ardı iklimi) denilen Bolu'dan Şebinkarahisar'a uzanan şeritte bulunan yerlerde yaşanan iklimdir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçmektedir. En fazla yağış sonbahar'da düşmektedir. Kıyı şeridine paralel olarak uzanan yüksek dağlar denizden gelen nemli ve bol yağışlı rüzgarları tutarak iç kısımlara geçmesini engeller. Bu nedenle ortalama yağış miktarı kıyı şeridinde 1300mm. aştığı halde iç kesimlerde 550-750 mm.ye düşer.

Bitki Örtüsü
Şebinkarahisar ilçemizin 1378 km2 lik yüzölçümünün 35.568 hektar ile %24 ünü tarla arazisi, 3295 hektar ile %24 ünü Bağ-bahçe arazileri, 1054 hektar ile %1 ini sebzelik araziler, 3954 hektar ile %2.8 ini çayırlık arazi, 21.747 hektar ile %15.8 ini mera ve yaylalar, 6590 hektar ile %4.8 ini fundalık araziler ve 9.385 hektar ile %7.1 ile ormanlık arazi ve 55.680 hektar ile %42.1 ini kullanılmayan araziler teşkil etmektedir.

Akarsuları
Avutmuş ırmağı, Eğribel sırtlarından ve Asarcık Yaylasından çıkarak Arzuman mevkiinde Şehirsuyuna karışır. Uzunluğu 20 km.dir. Şehir Suyu, Alucra’nın Karabörk sırtlarından çıkar ve Manastır suyu ile birleştikten sonra Tönük Köyünün yanı başında Kelkit ırmağına karışır. İlçemiz içindeki uzunluğu 40 km.dir. Darabul suyu, Sarıçiçek Yaylasından çıkar, dar vadilerden geçerek Güvercinlik köyünün karşısında Kelkit ırmağına karışır. Uzunluğu 20 km.dir. Çat suyu, Karagöl dağlarının eteklerinden çıkar, dar ve Derin vadilerden geçerek Kelkit ırmağına karışır. Kelkit Irmağı; Ocaktaşı ve Kayalı Köyleri sınırlarında ilçenin sınırlarına giren Kelkit ırmağı doğudan batıya doğru akar. İlçemiz sınırları içerisindeki uzunluğu 40 km.dir ve üzerinde dört köprü bulunur.

Ulaşım
Şebinkarahisar ilçemizin diğer merkezlerle ulaşımında iklim ve arazi yapısı ve yeterince ilçemize eğinilmemesi nedenlerinden dolayı özellikle kış aylarında zorluklar çekilmektedir. Yoğun kış şartlarında özellikle Giresun ili ile irtibatı sağlayan 2200 rakımlı Eğribel geçidinin zaman zaman kar ve buzlanma nedeni ile kapanması ulaşımı engellemektedir. Şebinkarahisar, İl merkezi ile 118 km., Alucra ilçesi ile 50 km., Sivas-Suşehri ilçesi ile yaklaşık 55 km. mesafede bulunmaktadır.

NELER OLUYOR;millilerimiz yine yenildi

| | Yorum ekle | Trackbackler (0)
İspanya'da oynanan 35. Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda (A) Milli Basketbol Takımı Almanya'ya 79-49 yenildi.

SABAH: MEĞER BETERİN BETERİ VARMIŞ

OLAYI Litvanya'ya 17 sayıyla yenilen 12 Dev Adam'ın performansı şaşırtmıştı. "Daha kötüsü olmaz" derken Almanlar bize 30 fark attı. Bugün Çekler'i yensek de çeyrek final artık çok zor..

FOTOMAÇ: 12 BİTİK DEV

Avrupa Şampiyonası ilk maçında Litvanya'dan 17 sayı fark yiyen A Milli Takımımız, dün de Almanya'ya 30 sayı farkla boyun eğdi.

TAKVİM: DEVLER BASKETİ UNUTTU

Litvanya karşısındaki kötü oyunun telafisi gördüğümüz Almanya maçında 12 Dev Adam yine büyük hayal kırıklığı yarattı. Şutları çemberi bulmayan, savunması da yol geçen hanına dönen Ay-Yıldızlılar'ın son şansı bugünkü Çek maçı.

HÜRRİYET: UTANÇ GECESİ

12 Dev Adam, Litvanya yenilgisi sonrası Almanya önünde bozguna uğradı Ay yıldızlı ekibimiz tarihi yenilgilerinden birine imza attı, 30 sayı fark yediği Panzer'in altında ezildi. Gruptan çıkma şansımız bugünkü Çek Cumhuriyeti galibiyetine kaldı.

MİLLİYET: İYİ UYKULAR!

12 Dev Adam, basketbol tarihinin en kara gecelerinden birini yaşattı, Avrupa Şampiyonası C Grubu'ndaki ikinci maçında Almanya'ya berbat bir oyunla tam 30 sayı farkla kaybederek ikinci tur şansını iyice ateşe attı

FANATİK: UTANÇ GECESİ 79-49

A Milli Basketbol Takımı, Avrupa Şampiyonası'nın ikinci gününde Almanya karşısında 50 sayıyı bile bulamadı, 30 sayı farkla tarihi hezimet yaşadı.

ZAMAN: DEVLER, PANZERİN ALTINDA KALDI

A Milli Basketbol Takımı, İspanya'da düzenlenen Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda oynadığı 2. maçta Almanya'dan 30 sayı fark yiyerek 79-49'lük skorla hezimete uğradı.

Gazetelerdeki yorumlar ise şöyle;

MURAT DİDİN: İNANMADIK Kİ! (SABAH)

Biz basketbol tarihimizin en parlak kuşağı ile bozgun yaşarken, onlar bu mütevazı kadrodan böylesine pozitif değerler çıkarıyorlar. Bunu analiz etmek lazım. Ama önce Türkiye'de yıllardır yeşeren basketbol sevgisini düşünerek bu bozgundan sonra Avrupa Şampiyonası'na bir üç gün daha devam edip onurumuzu kurtaracak davranışı bulmalıyız.

ÇAĞDAŞ DOĞAN: TANJEVİC VERDİ (FOTOMAÇ)

Tanjevic'in de ilk beşle sürekli oynaması yenilgiye kılıf hazırladı. Millilerin, yenilmeye hakkı var ama bizlere bu şekilde bir hezimet yaşatmaya hakkı yok. Almanya'da Dirk Nowitzki dışında takımımızda görmek isteyeceğiniz kaç kişi var Allah aşkına! Almanlar bize dünkü maçta nasıl takım olunuru gösterdi adeta.

Maç boyu oyuncularımızın surat ifadesine dikkat ettiyseniz 'Biz bu maçı kazanacağız' hırsına sahip kaç oyuncu gördünüz? Cevabı ben vereyim: 'Hiç...' Maça geçersek; Hidayet saman alevi gibiydi. Bir parladı, bir söndü. Mehmet, kaçak dövüştü. Ersan ilk periyot dışında kayboldu. Biraz Engin çabaladı. İşte o kadar! Birkaç kelam da Tanjevic'e ederek yazımı noktalamak istiyorum. İki maçtır sürekli bir şeyler peşindesin. Bu arayış bize belki de turnuvayı bitirtecek. 16 Temmuz'dan beri ilk beş oluşturmaya çalışıyorsun. İnanılır gibi değil. Bu takım senin deneme tahtan değil kardeşim. Çek Cumhuriyeti'ni de yenemezsen çek git!

ESAT YILMAER: REZALET (HÜRRİYET)


SORARSAN, kağıt üzerinde favori biziz. Tek tek oyunculara baktığımızda, artılarımız fazla gözüküyor. Ama iş sahaya gelince, herşey tam tersi. Dün kazanmamız gereken Almanya önünde öylesine utanç verici bir basketbol gecesi yaşadıkki, bu felaketi belki de uzun yıllar unutmayacağız.

Basketbol adına hiç bir doğruyu bir araya getiremeyen ay yıldızlı takımımız, köy takımlarının bile daha fazlasını attığı 49 sayının üstüne çıkamayınca felaket de zaten kaçınılmaz olmuştu.

Şimdi suçlu aramak boşuna. Takımın başındakinden, sonuna kadar herkes suçlu. İyi oynayan oyuncuyu kenara alıp, yerine acemileri sürmek, hangi basketbol mantığı acaba?

AVNİ BAŞOĞLU: ARTIK ÇEKLER'DEN BİLE KORKUYORUM (AKŞAM)

Dünkü görüntüden şu mesaj çıktı. Japonya'daki hırs küpü çocuklar gitmiş, yerine güvenlerini ve kazanma arzularını kaybetmiş bir takım gelmiş.

Çekler size bileniyor. Dün Litvanya'dan 20 fark yediler. Umutlarını kaybetmediler. Basın toplantısında, "Türkiye'yi yeneceğiz. Maç saatine kadar yeterli enerjiyi toplayıp, o maçı mutlaka alacağız. Madrid vizesini cebimize koyacağız" dediler. Çocukların dünkü halini gördükten sonra, doğrusu ben Çekler'den bile korkuyorum.

1933 Yılında il'lik hakkı elinden alınan ilçelerin, günümüze gelindiğinde hepsinin il'lik haklarının yasalarla geri iade edildiği görülür. SADECE ŞEBiNKARAHiSAR hariç NEDEN? Bu hakkını iade-i itibar meselesi yapan Şebinkarahisarlılar 74 yıldır bu hakkın kendilerine iadesini talep ediyor..

Sebinder

Şebinkarahisar'ın Toplukonak köyünde Jandarma ekipleri tarafından bir operasyon sonunda 717 kök kenevir bitkisi ele geçirilerek imha edildi.

Şebinkarahisar ilçesi Altınova Jandarma Komutanlığı'nın sorumluluğunda bulunan Toplukonak köyünde, Y.K.'nın (32) dere kenarında bulunan bahçesinde yasadışı olarak kenevir yetiştirdiği haberinin alınması üzerine operasyon yapıldı.

Operasyonda şüpheli Y.K.'ya ait biber bahçesinin içerisinde 50'şer santimlik aralıklarla ekilmiş, boyları 120 santim ile 130 santim arasında değişen 717 kök kenevir bitkisinin tespit edildi.

Kenevir bitkilerinin imha edildiği ve şüpheli Y.K.'nın gözaltına alındığı kaydedildi.

Karşılaşmaya hızlı başlayan Türkiye, ilk 5 dakikayı 10-7 önde geçirse de, daha sonra toplanan, etkili hücum ve savunma yapan Litvanya, 1. periyotu 19-16 önde kapattı. 2. periyotta oyun ritmini hızlandıran ve istediği gibi yönlendiren Litvanya, farkı açarak devreyi 44-36 üstün geçti. Oyun kurmakta zorlanan ve savunmada Litvanya'nın Jasikevicius, Kaukenas gibi önemli oyuncularını durduramayan Türkiye, 3. periyotun sonunda rakibinin 15 sayı (48-63) gerisinde kaldı. Son periyotta farkı azaltmak için savunmada hatalar yapan ve hızlı hücumla sayı bulmaya çalışan milliler, bunda da başarılı olamayınca sahadan 17 sayı farkla 86-69 yenik ayrılan taraf oldu.

Bu arada millilerde en iyi oyunu Hidayet Türkoğlu ile İbrahim Kutluay çıkardı. Özellikle yeni hastalık geçirmesine ve güç kaybetmesine rağmen 35 dakika oyunda kalan Hidayet, 18 sayı, 5 ribaunt, 2 asist istatistiği ile oynadı.

(A) Milliler, yarın TSİ 21.30'da Almanya ile oynayacak.

Öte yandan (A) Milli Takım kadrosuyla birlikte Palma de Mallorca'ya gelen Gençlik ve Spor Genel Müdür Vekili Mehmet Atalay, Türkiye-Litvanya maçını oturduğu locadan ay-yıldızlı bir tişört ve Türk bayrağı ile izledi. Karşılaşmayı yaklaşık 200 kadar Türk taraftar da izledi.

Milli basketbolcu Mehmet Okur, maçın ardından yaptığı açıklamada, “Defansta çok büyük hatalar işledik. Bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Önümüzdeki maçlarda savunmayı da kuvvetli tutmak zorundayız” dedi.

Salon: Palma Arena

Hakemler: Dubrovko Muhviç xx (Hırvatistan), Llija Beloseviç xx (Sırbistan), Zoran Sutuloviç xx (Karadağ)

Türkiye: Mehmet xx 11, Hidayet xxx 18, Ersan xx 3, Engin x 1, Ermal xx 2, İbrahim xxx 17, Cenk x, Semih x 2, Kerem xx 5, Kaya x 1, Ender xx 9, Hakan xx

Litvanya: Kaukenas xxx 14, D. Lavrinoviç x 2, Siskauskas xxx 10, Songaila xx 12, Jasikevicius xxx 18, Maciulis x 2, Jasaitis x, Kleiza xx 12, K. Lavrinoviç xxx 8, Javtokas xx 8

1. Periyot: 16-19

Devre: 36-44 (Litvanya lehine)

3. Periyot: 48-63

uzayın en parlak fotoğrafı çekildi

| | Yorum ekle | Trackbackler (0)
Amerikalı ve İngiliz astronomlar, yeni bir teknikle uzayın şimdiye kadarki en parlak görüntülerini elde ettiler.

California'daki Palomar Dağı'nda bulunan gözlem evinden, görüntüleri belirginleştiren “uyarlamalı optik” yöntemiyle elde edilen fotoğrafların, yörüngedeki Hubble uzay teleskobuyla görüntülenenlerden iki kez daha net olması dikkat çekiyor.

İngiliz Cambridge ve Amerikan California Institute of Technology (Caltech) üniversitelerinin ortaklaşa çalışmasıyla ortaya çıkan ve “Lucky” adı verilen yeni sistem, şimdiye dek geliştirilen en hassas ışık algılama sistemini kullanıyor. Bu sistemde çok düşük elektriksel parazite neden olan özel bir yonga kullanılıyor ve bu da görüntüde çok daha fazla ayrıntı sağlıyor.

Yeni sistemde ayrıca atmosferik bozulmanın başlayıp durmasını ayırt edebilen bir yazılım sistemi de kullanılıyor.
Lucky adlı sistem geliştirilmeden önce yörüngedeki Hubble uzay teleskobunun çektiği görüntüler, atmosferin bozucu etkisinden ötürü yerde kurulu teleskoplarla elde edilenlerden çok daha net oluyordu.
Ordu sözcüsü Vahit Arşad, garnizon kenti Ravalpindi'de düzenlenen ve resmi görevlileri taşıyan bir otobüsü hedef alan bombalı saldırıda en az 10 kişinin öldüğünü söyledi. Bu saldırıda çok sayıda kişi de yaralandı. Yine aynı kentteki bir alışveriş merkezinde patlayan ikinci bir bomba da en az 5 kişinin ölümüne, çok sayıda kişinin de yaralanmasına yol açtı

muhlis emmi eyyyyyyyyyyyyyy

| | Yorumlar (1) | Trackbackler (0)

Türk Otomotiv Sektöründe Bir İlk

Haber:  Türk Otomotiv Sektöründe Bir İlk
Resmi büyütmek için tıklayın

Son Yıllarda Hızla Büyüyerek Dünya Otomotivinde Söz Sahibi Olmaya Başlayan Türk Otomotiv Sektöründe Bir İlke Daha İmza Atılıyor.


Son yıllarda hızla büyüyerek dünya otomotivinde söz sahibi olmaya başlayan Türk otomotiv sektöründe bir ilke daha imza atılıyor.

’Otomotiv’in Davos’u olarak adlandırılan Türkiye’nin ilk bağımsız uluslararası otomotiv kongresi ’automotivİST’ 27 Kasım’da İstanbul’da gerçekleşecek. Kongreye yurtdışından otomotiv devlerinin üst düzey yöneticileri ve uluslararası uzmanların yanısıra Türkiye’nin en büyük 4 otomotiv üreticisinin CEO’su katılacak. Türkiye’de toplam araç üretiminin yüzde 82’sini gerçekleştiren Tofaş, Oyak Renault, Ford Otosan ve Toyota’nın CEO’ları Türk otomotivin gücünü ilk kez birlikte el ele dünyaya gösterecek. Uluslararası basın kuruluşlarının da takip edeceği kongrede, CEO’lar Türkiye’nin otomotiv hakkında ne kadar istekli ve yatırım için ne kadar uygun bir zemin olduğunu dünyaya duyuracak.

MADE IN WORLD KONSEPTİ: Türkiye ve dünya otomotiv sektörünün otoritelerini, fikir önderlerini ve yöneticilerini aynı platformda buluşturacak olan automotivİST kongresi ilk yılında ’Dünyada üreten, dünyaya satan Türkiye’ fikrinden hareketle'Made in World' konsepti çerçevesinde 27 Kasım’da hayata geçiriliyor. Konuşmacılar; Türkiye otomotiv sektörü, güvenlik testleri, basın, tüketici memnuniyeti, reklam ve pazarlama, motor sporları gibi otomotiv ile ilgili birçok konuda sunum yaparak bilgi birikimlerini sektörden katılımcılara aktaracak.

4 OTOMOTİV DEVİNİN 4 CEO’SU: Dünya otomotiv devlerinin üst düzey yöneticilerinin de katılacağı kongrede, Türkiye’de bir ilke imza atılacak. Otomotivde 1 milyon barajını aşan Türkiye’de, bu üretimin yüzde 82’sini gerçekleştiren 4 dev şirketin CEO’su kongrede ilk kez biraraya gelecek. 4 CEO, bu kongreyle birlikte Türk otomotiv sektörünün geldiği noktayı uluslararası arenada dünyaya anlatacak. Kongreye, Ford Otosan Genel Müdürü ve CEO’su Michel Flewitt, Oyak Renault CEO’su Alain Gabillet, Tofaş CEO’su Ali Pandır ve Toyota Türkiye CEO’su Tamer Ünlü katılacak. 03.09.2007 02:30 [980616]

Göl Kurudu Enkaz Çıktı

Haber:  Göl Kurudu Enkaz Çıktı
Resmi büyütmek için tıklayın

Türkiye'nin Önemli Su Alanlarından, Göçmen Kuşların Uğrak Yeri Olan Balıkesir'deki Manyas Gölü'nde Su Seviyesi Düşünce, 20 Yıl Önce Göle Çakılan Askeri Helikopterin Enkazı Ortaya Çıktı.


Türkiye’nin önemli su alanlarından, göçmen kuşların uğrak yeri olan Balıkesir’deki Manyas Gölü’nde su seviyesi düşünce, 20 yıl önce göle çakılan askeri helikopterin enkazı ortaya çıktı.

Balıkçılar, helikopter enkazını kuraklık nedeniyle derinliği yer yer bir metreye kadar düşen gölde Kale Önü mevkiinde buldu. Gölde yıllardır balıkçılık yapan Çetin Batmaz (48), helikopterin 1987 yılında düştüğünü, helikopterde sivil olarak bulunan bir albayın oğlunun da öldüğünü söyledi. Balıkçılar, kuşların göle uğramaz olduğunu ve balık sayısının da giderek azaldığını ileri sürdü. 03.09.2007 02:21 [980570

bush ırak'ı ziyaret etti

| | Yorum ekle | Trackbackler (0)

Başkan Bush'tan Irak'a Sürpriz Ziyaret

Haber:  Başkan Bush'tan Irak'a Sürpriz Ziyaret
Resmi büyütmek için tıklayın

ABD Başkanı George Bush, 11 Saatlik Gizli Uçuşun Ardından Irak'a Sürpriz Bir Ziyaret Yaptı.


ABD Başkanı George Bush, 11 saatlik gizli uçuşun ardından Irak'a sürpriz bir ziyaret yaptı.

Uçağı Bağdat'ın batısındaki Anbar vilayetinde bulunan hava üssüne inen Bush'un, Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği örgütünün zirvesi için Avustralya'yı ziyaretinden önce Irak'ta mola verdiği belirtildi. Bush'un programında ABD'den Avustralya'ya gitmek için bugün hareket edeceğinin yer aldığı, ancak Air Force One uçağının Air Force hava üssünden dün gece havalandığı bildirildi.

Irak'a daha önce 2003'te Şükran gününde ve Haziran 2006'ta giden Bush'a aralarında Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephen Hadley'in bulunduğu üst düzey danışmanlarının eşlik ettiği, Savunma Bakanı Robert Gates'in de Irak'a ayrı hareket ettiği ve ABD Savunma Bakanlığının bildirdiğine göre, Irak'a vardığı kaydedildi.

Güvenlik gerekçesiyle gizli tutulan Bush'un Irak ziyaretiyle ilgili yine de geçen ay bu yönde tahminlerin dile getirildiği belirtiliyor. 8 dakika önce.. [981695]

İstanbul Çok Güzel Ama Sular Altında Kalacak

Haber:  İstanbul Çok Güzel Ama Sular Altında Kalacak
Resmi büyütmek için tıklayın

Ünlü Sinema Oyuncusu Bo Derek, İstanbul'a Geldi Geçtiğimiz Günlerde ve "Yazık, Güzel Kentiniz Sular Altında Kalacak, Boğaz'da Sular Yükselip Şehri Kaplayacak" Dedi.


Ünlü sinema oyuncusu Bo Derek, İstanbul’a geldi geçtiğimiz günlerde ve "Yazık, güzel kentiniz sular altında kalacak, Boğaz’da sular yükselip şehri kaplayacak" dedi.

Biz kendisinin seksi pozlarıyla ilgili olduğumuz için üzerinde bile durmadık bunun. Ama maalesef Bo Derek haklı. Küresel ısınma, sadece İstanbul’u değil, dünyayı tehdit ediyor. Sulak alanlar birbiri ardından kuruyor, barajlardaki su seviyesi düşüyor, zirvelerdeki binlerce yıllık buzullar hızla eriyor. Hayvan ve bitki türlerinde yok oluş, yeni salgın hastalıklar ve kitlesel ölümler de kapıda. Önceleri pek ciddiye almadığımız, hatta "çevrecilerin kuruntusu" gözüyle baktığımız küresel ısınma, yeni ve büyük bir tehdit unsuru olarak karşımızda.
«Önceki   1 2 3 4  Sonraki»